Yükleniyor...

Blog

KANAL İSTANBULA GENEL BAKIŞ

Kanalistanbul projesini tam manasıyla anlayabilmek için bakılması gereken birden fazla nokta vardır. Sadece ekonomik boyutuyla baktığımızda bu projenin gerekliliğini tam olarak anlayabilmemiz mümkün değildir. Dolayısıyla kanalistanbul projesi tarihi, ekonomik, uluslararası ilişkiler, jeolojik ve jeopolitik açılardan değerlendirilmelidir.

Uluslararası ilşkiler açısından değerlendirmeye başlayalım. Türkiyenin 2023 hedefleri nelerdir? Bu hedefler boş sözler midir? Tabiki hayır. Lozan ve akabinde yapılan Montrö anlaşmalarını biraz irdelediğimizde gerçekler karşımıza çıkacak…

Boğazlar Lozandaki görüşmeler boyunca üzerinde en çok tartışılan konudur. Sonunda geçici bir çözüm getirilmiştir. Buna göre askeri olmayan gemi ve uçaklar barış zamanında boğazlardan geçebilecekti. Boğazların her iki yakası askersizleştirilip, geçişi sağlamak amacıyla başkanı Türk olan uluslararası bir kurul oluşturuldu ve bu düzenlemelerin Milletler Cemiyeti’nin güvencesi altında sürdürülmesine karar verildi. Böylece Boğazlar bölgesine Türk askerlerinin girişi yasaklandı. Bu hüküm, 1936 yılında imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile değiştirilmiştir.

Dikkatinizi çekerim. Askeri olmayan gemilerin Boğazlardan geçebilmesi uluslararası güçler tarafından garanti altına alınması sözkonusu. Bu sözleşme ile boğazlarda Türk askeri de dahil asker bulundurulmaması da cabası. Türkiye toprağında Türk askeri bulunmaması biraz tuhaf değil mi?

Montrö anlaşmasının şartlarından birini şimdi sizlerle paylaşmak istiyorum.

• Savaş zamanında Türkiye, savaşan değilse bayrak ve yük ne olursa olsun Boğazlar’dan geçiş ve gidiş-geliş (ulaşım) özgürlüğünden yararlanacaklardır. Kılavuzluk ve yedekçilik (römorkörcülük) isteğe bağlı kalmaktadır.

Bir örnekle açıklarsak bu madde şu anlama geliyor… Rusya elindeki doğal gazını istediği şartlarda istediği devlete satabiliyor. İşine gelmediği zaman ( Ukraynaya yaptığı gibi) gazı kışın en soğuk zamanında yine kimseye sormadan kesebiliyor ve bu avantajını cezalandırma aracı olarak kullanabiliyor… Peki türkiye? Kendi karasularını yani boğazlarını bu hürriyetle kullanabiliyor mu? Tabiki hayır. Yukarıda belirttiğimiz anlaşma şartına göre Türkiye savaşan ülke olmadığı durumlarda bile herhangi bir gemiyi boğazlarından ( Çanakkale boğazı dahi) geçirmeme özgürlüğüne sahip değil.

Kanalistanbul projesinin gerekliliği buradan anlaşılabilir ki bu yazıda en önemsiz maddeyi ele aldık. Bu şartlarda Türkiye boğazlarını madem ki tam manasıyla kurtaramıyor ozaman kanalistanbul çıkışıyla dünyaya şunu söylüyor ‘’ boğazlarım üzerinde tahakküm kuramıyorsam bende kendime yeni bir boğaz yapıp istediğim gemileri buradan geçiririm. Buna savaş gemileride dahil. Bu saatten sonra Rus savaş gemilerinin Akdenize inmesine kimse mani olamaz. Kanalistanbul vasıtasıyla savaş gemilerini birkaç gün içinde Akdenizde, İtalya sahillerinde görürsünüz EY AVRUPA ve AMERİKA’’

Tabi aynı şartlar kanalistanbul açılmak suretiyle Rusya içinde geçerli. ‘’ Amerikan savaş gemilerini bir anda Karadeniz de dolaşırken görürsün ey RUSYA’’

Kanalistanbul projesinin ekonomik açıdan değerlendirilmesine henüz girmedik bile. Ekonomik açıdan gerekliliğine veya prestij açısından ne kazandıracağına, jeolojik açıdan yıkım olur denmesine rağmen Alman bilim adamlarının %3 lük etki eder lafını nasılda çarpıttığına ve yaygara kopardığına henüz değinmedik bile. Bir sonraki makalemizde Kanalistanbul ile ilgili Bilgi Üniversitesinde Alman bilim adamları ve Türk bilim (tu kakacılar) adamlarının hazırladığı panel hakkında konuşacağız. Güleriz ağlanacak halimize.

Mücahit GENÇ – ekonomist

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir